Kar yağıyor, ne güzel. Sıcak ve biçimsiz hayatın köşe taşı bunu izlemek. Adetsiz ve sancısız ama askerlikli. (Ayda üç dört gün değil, ömürde 15 ay. Bana 6 ay, torpilsiz ama, eğitim farkı! Kahrolsun eşitlik! Yaşasın rekabet, onlarda okusaydı, bana ne, bana ne.)
Geçen hafta pazar sabahı dinlenme tesisinde bağırıyordu maden işçileri; bekle bizi geliyoruz tekel işçisi, demokrasi bekçisi maden işçisi diye. O vakit kar-yağmur birlikte yağıyordu ve soğuktu yeni dünya düzeninin iklimi. Sabah saat beşti ve Ankara yokuşun ardındaydı. Seyrederken aklıma geldi.
Maden işçisi büyük bir enerjiyi, gücü, dayanışmayı, Ankara’ya taşımanın heyecanını yaşıyordu ve yatıp kalkıp demokrasi diyenlere, demokrasiyi liberalizm-oylama zannedenlere, üç fabrika satalım iki demokrasi alalım diye ticaret yapanlara gönderiyordu nefesini. Sabahın beşinde, insanlığı uyandırarak. Yazının devamını oku »