Yazan: yukseltaylan Kasım 9, 2009
Bunu daha öncede yazdım, tekrar yazıyorum; ben 2000 yılına gireceğiz, büyük milenyum kutlamaları olacak diye askere gitmedim. Deprem oldu kutlamalar olmadı, bende askerliğimi tecil ettirmiş halde ortada kaldım.
O tarihlerde eğlence yerlerine düşkünlüğüm had safhadaydı, şimdi kim o güzelim ışıl ışıl, eğlenceli yerleri bırakıp askere giderdi ki. Hayır ben zengin çocuğu değilim, kıt kanaat geçinen bir işçiyim. Eğer işçi olmasaydım Bülent Arınç’ın bahsettiği torpilden nasiplenir bu askerlik kabusundan kurtulurdum. Bu konuyu ayrıca irdeleyeceğim, çünkü aynı torpilden kim nerde yapıyorsa, bir halk çocuğu olarak, anayasanın eşitlik ilkesine dayanarak bende istiyorum.
Aynı dönemde 21 martta diskoda eğlence tertiplemekte* bu düşkünlükle benim aklıma gelmişti, hiçbir flama yok, bayrak yok, simge yok, polis yok, zaten iki aklı evvelden (biri benim) başka solcuda yoktu. Solcular aynı gün sokakta polisle çatışıyordu 21 martı kutlamak için. Bilmeyen için yazabilirim; 21 mart yani newroz. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: savaş karşıtı | » yorum bırak;
Yazan: yukseltaylan Kasım 6, 2009
Kendimizi öldürüyoruz zamanın kırık dökük aynasında aslında. Bir yerlerde geçmişimiz yatıyor matemli ve yaslı, bir tarafta geleceğe bakışımız. Bugünü doyasıya yaşıyor, keyfini çıkartıyoruz ışıklı caddelerin üzerinde.
Alıp başını gitmiş bütün değerlerimiz. Demokrasi çığlıklarının içerisinde insana ulaşmaya çalışıyoruz. Sorunlarımızı, sorunlarımızı yaratanlarla birlikte çözme telaşımız belki de bugüne kadar kaybettiklerimizin anısıdır katranlı zamanda.
Barışmalıyız elbette. Her şeyden önce kendimizle barışmalıyız. Seyirci kalmamalıyız önümüze açılan dönemin beyaz sayfasına. Mürekkebi akıtmalı ve kurutmamalıyız. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: serbest | » yorum bırak;
Yazan: yukseltaylan Kasım 5, 2009
Kapitalizm insanlık süreciyle alay ettiği için çevreyi korumak adına ortaya Kyoto Protokolünü çıkardı, şimdide açlığı sonlandırmak için genetiği değiştirilmiş meyve ve sebzelerden yola çıkıyor. Genetiği değiştiği için bedavaya dağıtacaklar herhalde.
Ak Parti’nin milli görüş köklerinden olduğunu, milli görüş’e liberal-ekonomik ve yenilikçilik denilen özgürlük ve demokrasi kavramlarının eklenmesiyle Ak Parti’nin ortaya çıktığını biliyoruz.
Aynı şey sosyalistlere de yapıldı mesela, demokrasi ve özgürlük çok sevilen bir noktaya yayıldığı için geçmişten gelen yurtseverlik ve devrim sözcüklerinin içi boşaltılarak ortaya yeni bir dünya, yeni bir düzen kavramları çıktı. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: günlük, politika, serbest | » yorum bırak;
Yazan: yukseltaylan Kasım 4, 2009
Tanrılar beni neden sevmiyor?
Bu sorunun cevabını kesinlikle bilmiyorum. Oysa varlıkları yoklukları konusunda resmi bir açıklama yapmış değilim henüz. Kendileriyle yakından alakadar olduğum, ara sıra öyle bir şeyin olmadığını söylediğim için sevmiyor iseler benden önce gelecek bir sürü isim var, gitsin onlara şaka yapsınlar.
İşlerimi talihsiz götürecek bu kadar çok tesadüfü evrimin ya da doğanın meydana getirmesi imkansız. Bunu iki şeye bağlıyorum ben, ya tanrı ya da uzaylılar. Bir şekilde yukardan bizi seyreden ve kafalarına göre olaylara yön veren birileri var.
Kafalarına göre diyorum çünkü olayların seyrine baktığımız zaman hep tanrı ya da tanrıcı güçler kazanıyor. Biz sadece sürünmek için yaratılmışız. Hayır sürünmenin boyutları, yerde sürünmek bir yana üzerimize çıkan kapitalistleri taşımak külfetiyle arttırılıyor. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: günlük, serbest | » yorum bırak;
Yazan: yukseltaylan Kasım 3, 2009
Aslında bu yazıyı kaç gündür tasarlıyordum. Fakat altının sağlam dolması gerekir.
Burada falso kavramı topa vuruş şeklidir. Bunu en iyi bilardo sporunda görürüz. Pike dediğimiz, topa tepeden vurma, topun fizik kurallarına aykırı biçimde gitmesini sağlar.
Aslında tamamen fizik kurallarının içindedir. Topun dönüşü o kadar şiddetlidir ki en başta sağa ya da sola doğru giden top kavis çizerek yön değiştirir ve aksi yönde gider. Bunu en iyi yapanlardan biri herkesin bildiği gibi Semih Saygıner. Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: serbest | » yorum bırak;