Kavuniçi Renk Olmalı…

Ateşten bir çemberin etrafında dönmemeliyiz
İkimizden bir masal birikmeli gökyüzünde
İlk öpüştüğümüz günden
Son seviştiğimiz geceden sıcak olmalı her şey

Bütün notalar ikimize
Dur durak bilmeden çalmalı
Ve biz ara vermeden
Çan kulesinden
Zangocun gölgesini ezerek
Rahibeleri susturarak dinlemeliyiz

Tamamını okumak için;

http://yukseltaylan.wordpress.com/siir/kavunici-renk-olmali%E2%80%A6/

şiir kategorisinde yayınlandı. Yorumlar kapalı

9 Dolarlık Hamburger, Çukulata Kızlar ve Sivil Tekel İşçileri

Kar yağıyor, ne güzel. Sıcak ve biçimsiz hayatın köşe taşı bunu izlemek. Adetsiz ve sancısız ama askerlikli. (Ayda üç dört gün değil, ömürde 15 ay. Bana 6 ay, torpilsiz ama, eğitim farkı! Kahrolsun eşitlik! Yaşasın rekabet, onlarda okusaydı, bana ne, bana ne.)

Geçen hafta pazar sabahı dinlenme tesisinde bağırıyordu maden işçileri; bekle bizi geliyoruz tekel işçisi, demokrasi bekçisi maden işçisi diye. O vakit kar-yağmur birlikte yağıyordu ve soğuktu yeni dünya düzeninin iklimi. Sabah saat beşti ve Ankara yokuşun ardındaydı. Seyrederken aklıma geldi.

Maden işçisi büyük bir enerjiyi, gücü, dayanışmayı, Ankara’ya taşımanın heyecanını yaşıyordu ve yatıp kalkıp demokrasi diyenlere, demokrasiyi liberalizm-oylama zannedenlere, üç fabrika satalım iki demokrasi alalım diye ticaret yapanlara gönderiyordu nefesini. Sabahın beşinde, insanlığı uyandırarak. Yazının devamını oku »

serbest kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

Yanlış Kovana Giren Çomak

Aslında bu başlığı atmak için günlerdir bekliyorum. Zira TEKEL işçilerinin direnişi tam olarak rayına oturmamışken Erdoğan’ın her konuda ki “kovanlarına çomak soktuk o yüzden vızıldıyorlar” sözüne gönderme yapmak akıllıca olmayabilirdi. Ama bugün için artık çomağın yanlış kovana girdiğini söyleyebiliriz.

Çünkü bu sefer vızıldayanlar daha kalabalık ve ergenekoncu ya da hortumcu değil bildiğimiz TEKEL işçisi.

Bu hafta sonu yapılacak eylemlere Valiliğin herhangi bir müdahalede bulunmayacağı gibi etrafta bayram çocukları gibi şen şakrak, neşeli görevlilerin olacağını bile düşünebiliriz. Tabi bunu göreceğiz. Benim tahminim böyle, çünkü kapitalizm bu aşamada riske girmez, buna eminim. Girerse de sınıf bunu bir şekilde lehine çevirecektir.

Daha önceki çomaklarını allem edip bir şekilde vızıldayanların suçlu olduğu görüntüsüyle atlatan Erdoğan ve ailesi şimdi çomağı en az hasarla geri çıkarmanın hesaplarını yapıyor olmalı. Yazının devamını oku »

günlük, politika kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

İşçi Gol Yiyor Çünkü Ofsayt Yok

Genellikle liberallerin ya da kapitalistlerin tartışılan konulara çözüm önerileri hep komiğime gitmiştir. Kusura bakmayın o yüzden sürekli saçmalıyorum.

Geçtiğimiz 30 yılı onlardan devlet küçülmeli, devlet fabrika işletmez, devlet ekonomiye karışırsa ekonomi bozulur nakaratını dinleyerek geçirdik.

Gelecek 30 yılı da devlet eğitim vermez, devletin işi hastane çalıştırmak mı, çevreyi devlet korur yangınları da söndürürse ortaya çıkan maliyet halkın ekonomisini bozar masalını dinleyerek geçireceğiz. Çünkü devlet fabrika işletmiyor ama ekonomi hala bozuk.

Bunlar Ali Taran’ın son filminin konusunu okuyunca aklıma geldi. Devrimcilerin haberi olmamıştır filmden diye kısaca ben tekrar edeceğim; adamın biri, ki bu adam tahmin ettiğiniz üzere Türk, UEFA’ya gidiyor, diyor ki; ofsaytı kaldırın, futbol daha eğlenceli hale gelsin. Yazının devamını oku »

günlük, serbest kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;

En Çok Hulusi Kentmen İşçileri Düşünür

“iyi verim almak için makinelerinize nasıl bakıyorsanız, işçilerinize de hiç değilse bir makine kadar değer verin ve iyi koşullar altında çalıştırın”

“işçiler birleşiniz ve kendi kendinizin fabrikatörü olunuz”

Bu iki cümle de tahmin ettiğiniz gibi 1800’lü yıllarda yaşayan Robert Owen’e ait.

Genç yaşında dokuma fabrikalarında çalışarak burjuvalaşan Owen aslında bir din adamının oğludur. Carolina ile evlenerek servetini daha da büyüten Owen kendi döneminin ilericileri arasındadır. Çalışmak için kapısına gelen çocuk işçileri okula gidin diye ceplerine harçlık vererek geri göndermiş, çalıştırmamıştır. Kadınların aybaşı tuttuğunda izin alabileceğini belirtmekle kalmamış, onlara “bebeklerinizi de getirin fabrikaya, size kreş ve emzirme odası yapalım” demiştir. İşçi sendikalarının kurulmasına yardımcılık edip kapitalistlere ihanet etmiştir, işçi konutları inşa ederek lojman kültürüne sebep olmakla kalmamış, işçi sağlığını ve güvenliğini önemseyerek tarihe geçmiştir. Yazının devamını oku »

politika kategorisinde yayınlandı. » yorum bırak;